Kiezreporter der Schulstation von Aufwind e.V. - Foto: Stefanie Lehmann Unionhilfswerk - Kindergartengruppe - Foto: Christiane Weidner Eine Breakdanceshow - Foto: Eberhard Auriga Kletterwald - Foto: Nachbarschaftsheim Schöne

Ein Leben mit befristeten Verträgen – Süreli sözleşmelerle dolu bir hayat

Bahri Binerbay, Berater im IBBC e.V.

Bahri Binerbay, IBBC'de danışman.

Bahri Binerbay. Foto: Heike Schüler

„Es kann nicht sein, dass wir Türken uns immer beweisen müssen.“

„Wenn euch im Straßenverkehr etwas passiert, würde MIR das wehtun!“ Mit solch einfachen Botschaften packte Bahri Binerbay selbst „schwierige“ Kinder. In der Neuköllner Jugendverkehrsschule hat er Hunderten Schülerinnen und Schülern das Fahrradfahren beigebracht. „Lehrer und Eltern waren mir sehr dankbar.“ Er lehrte zum Beispiel, von rechts aufzusteigen, damit man im laufenden Verkehr nicht von Autos erfasst wird. „Von links aufzusteigen kommt noch aus der Kaiserzeit“, erklärt er. „Der Mann trug links seinen Degen, der beim Aufsteigen störte.“ Mit der ABM-Stelle in der Jugendverkehrsschule in den 2000er Jahren besserte sich sein Leben.

Bahri Binerbay kam als Dreijähriger mit seiner Mutter nach Neukölln. Der Vater war acht Jahre zuvor als Gastarbeiter angeworben worden und arbeitete inzwischen als Elektriker bei Opel in Berlin-Halensee. „Bald ging auch meine Mutter arbeiten, aus Furcht, ihren Aufenthaltsstatus zu verlieren. Doch es gab keinen Kitaplatz. Ich blieb stundenlang allein in der dunklen Ein-Zimmer-Wohnung in Neukölln. Ich aß die vorbereiteten Stullen und fürchtete mich oft, verkroch mich darum unterm Bett.“

Mit 52 Jahren trägt er einen ganzen Sack voll schlechter Erfahrungen mit sich herum. „Mein Vater wollte einen Deutschkurs machen, doch es hieß: ‚Du bist zum Arbeiten hier und nicht zum Deutschlernen.‘ Und heute fragen ihn die Deutschen, warum er sich nicht integriere“, schimpft Bahri Binerbay. „Die Berliner Behörden haben uns Türken isoliert!“ Eingeschult wurde er in eine sogenannte Ausländerregelklasse. Dort sei er eher beschäftigt als unterrichtet worden. „Ich hatte einen Freund, der kein Deutsch sprach und darum im Unterricht nicht mitkam. Er wurde in eine Sonderschule gesteckt! Heute ist er Atomphysiker.“

Als die Mutter krank wurde, zog sie zurück in die Türkei. Bahri und sein Bruder mussten mit. Mit 15 musste er sich als sogenannter Deutschländer in der alten Heimat neu behaupten. Eine harte Schule! Nach dem Abitur am Anatolischen Gymnasium für deutsche Literatur nutzte er die offizielle Rückkehroption nach West-Berlin. Hier kannte er sich aus, er wollte studieren. Dann fiel die Mauer. Plötzlich war die Integration der DDR-Bürger wichtiger. „Ich bekam einfach keine Aufenthalts- und keine Arbeitserlaubnis. Dabei bin ich Ur-Neuköllner!“ Zwei Jahre lang hing er rum und lebte auf Kosten seines Vaters. „Auf dem Arbeitsamt bin ich einmal richtig laut geworden: ‚Ich habe die Schnauze voll, ich gehe zurück in die Türkei!‘ Der Leiter räumte ein, man habe einen Fehler gemacht.“ Trotzdem kein Ausbildungsplatz! Kein Job! Zuerst seien die Deutschen dran, habe man ihm gesagt. „Natürlich nicht offiziell!“ Er hat dann als Security bei den Amerikanern gearbeitet. Nach ihrem Abzug war er wieder arbeitslos. Seitdem hangelt er sich mit befristeten Verträgen durchs Leben. Er fühlt sich benachteiligt: „Es kann doch nicht sein, dass wir Türken uns immer beweisen müssen!“

Der Job bei der Jugendverkehrsschule war ein Lichtblick. Aktuell berät er im Interkulturellen Beratungs- und Begegnungszentrum (IBBC e. V.) in Kreuzberg Menschen mit Behinderung. „Sie kommen mit ihren Problemen zu mir. Ich bin gern ihr Anwalt.“

Seine Frau hat er bei einem Familienbesuch in Ankara kennengelernt. Sie hat in Berlin Zahnarzthelferin gelernt und arbeitet in dem Beruf. Bahri Binerbay hofft nun, dass es seine drei Töchter mal leichter haben als er.

Bahri Binerbay (52)
geboren in Ankara
seit 1971 in Deutschland
Berater im IBBC e.V.

Text: Heike Schüler

Die Texte sind auch in einer Broschüre veröffentlicht. Sie können die Broschüre mit dem Titel „Merhaba Berlin“ beim Paritätischen Wohlfahrtsverband Berlin über presse@paritaet-berlin.de kostenfrei bestellen.  Die Broschüre ist in Zusammenarbeit mit der Türkisch-Deutschen Unternehmervereinigung e. V. (TDU) entstanden.

Hier finden Sie die Broschüre „Merhaba Berlin“ zum Download.

---------------

 

“Biz Türkler, her zaman toplumda kendimizi kanıtlamak zorunda bırakılmamalıyız!”

“Trafikte başınıza bir şey gelirse bu BENİM canımı yakar!” Bahri Binerbay bu kadar basit mesajlarla “zor” çocukları bile yola getirmiş. Neukölln Gençlik Trafik Okulunda, yüzlerce çocuğa bisiklet sürmeyi öğretmiş. “Öğretmenler ve veliler bana çok minnettardı.” diyor Bahri Binerbay. Örneğin çocuklara, trafik hareket halindeyken arabaların kendilerine çarpmaması için bisiklete sağından nasıl binildiği öğretmiş. “Bisikletin sol tarafından binmek Alman İmparatorluğu zamanlarından kalan bir alışkanlıktır.” diye açıklıyor. “Çünkü adamlar kılıçlarını sol taraflarında taşıyorlardı, dolayısıyla bu durum bisiklete sağ taraftan binmeyi zorlaştırıyordu.” diye ekliyor Bahri Binerbay. 2000'li yıllarda gençlik trafik okulunda ABM pozisyonu sayesinde hayatı düzene girmiş.

Kendisi 3 yaşındayken annesiyle birlikte Neukölln’e gelmiş. Babası, onlardan sekiz yıl önce misafir işçi olarak işe alınmış ve ailesini yanına aldığında Berlin-Halensee'deki Opel'de elektrikçi olarak çalışıyormuş. “Kısa süre sonra annem de oturma iznini kaybetme korkusuyla işe girdi. Fakat beni bırakabilecekleri bir kreş yoktu. Neukölln'deki karanlık tek odalı dairede saatlerce yalnız kalıyordum. Bana hazırladıkları sandviçleri yerdim ve çoğu zaman korktuğum için yatağın altına saklanırdım.”

Artık 52 yaşında olan Bahri Binerbay, bir yığın kötü anıyla yaşıyor. “Babam bir Almanca kursuna gitmek istemiş fakat ona şöyle demişler: ‘Sen çalışmak için buradasın, Almanca öğrenmek için değil.’ Ve bugün Almanlar ona neden topluma entegre olmadığını soruyor.” diye sitem ediyor Bahri Binerbay. “Berlin’deki makamlar biz Türkleri toplumdan izole etmişti!” diyor ve standart yabancı sınıfı diye adlandırılan bir sınıfta eğitim gördüğünü belirtiyor. Ayrıca bu sınıfta eğitim görmekten çok vaktini oyalanması sağlandığını anlatıyor. “Almanca bilmeyen ve bu nedenle derslerden geri kalan bir arkadaşım vardı. Öğrenme güçlüğü çeken çocuklar için bir okula gönderildi! O çocuk şu an bir atom fizikçisi.”

Annesi, hastalanınca Türkiye'ye geri dönmüş. Bahri ve erkek kardeşi de anneleriyle birlikte Türkiye’ye dönmek zorunda kalmışlar. 15 yaşında vatanına geri döndüğünde artık kendini bir Almancı olarak yeniden kanıtlamak zorunda kalmış. Zor bir deneyim olmuş! Bahri, Anadolu Lisesi'nde Alman Edebiyatı bölümünden mezun olduktan sonra, Batı Berlin'e resmi dönüş seçeneğini kullanmış. Bu şehre aşinadır ve artık üniversitede okumak istiyordur. Sonra Berlin duvarı yıkılmış. Birden bire Doğu Almanya vatandaşlarının entegrasyonu daha önemli hale gelmiş. “Bir türlü oturma izni ya da çalışma izni alamadım. Neukölln'in yerlisi olmama rağmen! ” Dolayısıyla iki yıl boyunca işsiz dolaşmış ve babasının sırtından geçinmiş. “Bir keresinde iş bulma kurumunda artık sesimi yükseltmiştim: ‘Bıktım artık, Türkiye'ye geri dönüyorum!’ diye bağırdığımda, idareci bir hata yapıldığını itiraf etmişti.” diyor. Yine de hala kendisine sunulan bir meslek öğrenim yeri yoktu! İş yoktu! Önceliğin Almanlara ait olduğu söylenmiş. “Tabii ki resmi olarak açıkça bu şekilde ifade edilmedi!” diyor. Daha sonra Amerikalılar için güvenlik görevlisi olarak çalışmış. Fakat onlar da ülkeden gittikten sonra tekrar işsiz kalmış. O zamandan beri süreli sözleşmelerle hayatını sürdürmeye devam etmiş. Kendini mağdur edilmiş hissediyor: “Biz Türkler, her zaman toplumda kendimizi kanıtlamak zorunda bırakılmamalıyız!”

Gençlik trafik okulundaki iş onun için bir umut ışığı olmuş. Artık Kreuzberg'deki IBBC Kültürlerarası Danışma ve Buluşma Merkezi'nde engelli kişilere danışmanlık yapmakta. “Kişisel sorunlarıyla birlikte bana geliyorlar. Bende onların avukatı olmayı seviyorum.”

Eşiyle Ankara'da bir aile ziyareti esnasında tanışmışlar. Eşi, Berlin'de diş hekimi asistanlığı mesleğini öğrenmiş ve bu meslekte çalışmakta. Bahri Binerbay, artık üç kızının kendisinden daha kolay bir hayat sürmelerini umuyor.

Bahri Binerbay (52)
Ankara doğumlu
1971 yılından beri Almanya’da yaşıyor
IBBC'de danışman

 

 

Datum, 17 | 10 | 2021